 |
SAĞLAM ADIMLARLA BÜYÜMEK İSTİYORUZ
HDI Sigorta ailesine 6 ay içinde 176 yeni acente katıldığını ve prim üretiminde sektör artış oranının yüzde 15 üzerinde bir büyüme sağladıklarını ifade eden Talaşman, “Her şirket gibi biz de büyümek istiyoruz. Ancak büyümeyi de sağlıklı adımlar atarak yapmamız gerektiğini biliyoruz. Hızlı ama acele etmeden, doğru kanallar ve doğru politikalarla büyümek arzusundayız” dedi.
|
HDI Sigorta Genel Müdürü Enis Talaşman, Türk sigorta sektörünün 2009 yılının ilk 5 ayı sonu itibariyle hayat dışı sigortalar baz alındığında –yüzde 1,05 oranında küçüldüğünü, HDI Sigorta’nın ise ilk 5 ay sonunda yüzde 15 oranında bir prim artışı gerçekleştirdiğini kaydetti. “Biz bu dönemde yangın branşında yüzde 19, nakliyat branşında yüzde 51, trafik branşında yüzde 32, kasko branşında yüzde 4 olmak üzere hemen hemen tüm branşlarda sektör üzerinde artış sağladık” diyen Talaşman, bu artış oranlarının sektörle kıyaslandığında son derece güzel oranlar olduğunu söyledi. Talaşman, sadece büyümeye odaklı bir şirket olmadıklarını sözlerine ekledi.
‘SERBEST TARİFEYE GEÇİŞ STRATEJİSİ DOĞRU’ Sektörde 2009 Mart sonu gelir tablolarına bakıldığında kasko branşında hemen hemen kâr eden şirket kalmadığının görüldüğünü belirten Talaşman, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Ben iyi durumdayım diyen şirketlerin dahi hasar-prim oranlarının yükseldiği ve teknik zarar üretildiği görülüyor. Trafik branşında ise farklı bir tabloyla karşı karşıyayız. Acente komisyonları ve genel giderler göz önüne alındığında sektörün bu alanda ciddi bir zarar ürettiği görülüyor. Şüphesiz ki bu zararda, trafik sigortalarında hasar/prim oranı hesaplanmasında Türk Hazinesinin son yıllarda getirmiş olduğu hesaplama sistemlerinin de etkisi var. Bunun yanı sıra yıllar boyunca teminatların primlerin üzerinde artması, anlaşmalı tutanak uygulamaları nedeniyle hasar frekanslarının çoğalması, global krizin Türk sigorta sektörü üzerindeki olumsuz etkileri gibi bir çok parametre de var. Türk sigorta sektörü son yıllarda önemli yapısal değişimlerden geçiyor. Bunların kısa vadede olumlu ve olumsuz birçok yansıması var. Ancak şunu söylemek mümkün; Türkiye’de özellikle trafik sigortalarında serbest tarifeye geçiş stratejisi çok doğru bir şekilde uygulanıyor. Bugün uygulanan sistemde üst limit yüzde 100 arttırılabilirken, bazılarının maceraya girmesini ve bazı şirketlerin pazarı manipüle etmesini önleyici alt limit uygulaması da var. Şüphesiz bu son derece doğru bir uygulama. Serbest rekabete sonuna kadar evet diyoruz ancak üçüncü şahısları ilgilendiren ve etkisini yıllar içinde ortaya çıkaran bir branşta, hem üçüncü şahısların zarar görmesi, hem de kamu çıkarlarının korunması da bir zorunluluk. Bizce bu çok iyi başarılıyor.”
‘OTO SİGORTALARINDAN KORKMUYORUZ’ Oto sigortalarında ciddi bir sıkıntı olduğunu ancak HDI Sigorta olarak bundan korkmadıklarını belirten Talaşman, şöyle devam etti: “Şirketimiz 2008 yılında prim üretiminde yüzde 4 oranında küçülürken, ödenen tazminatlar yüzde 51 oranda artış göstermiş. Şirketimizin 31.12.2008 sonunda net direk muallak tutarının iki katından fazla diğer muallak rezervleri var. Yani 2008 yılında hasar ödemelerinde olağandışı bir performans gösterilmiş. Biz bu nedenlerle 2009 yılına tertemiz bir şekilde girdik. Bundan sonraki aylarda da neticelerimizin hızla iyileşeceğini göreceğiz. Bizim HDI Sigorta olarak üretim ve büyüme problemimiz yok. Teknik sonuçlar anlamında da dibi gördüğümüzü ve Haziran ayından itibaren teknik sonuçlar açısından da olumluya doğru gideceğimizi görüyoruz. Diğer taraftan sektörün de bu fiyat rekabetinde sabrı bir yere kadar. Geçmiş dönemlerde de yaşandığı gibi fiyatların yukarıya çıkmasıyla ilgili bir trendin kısmen başladığını ve bu trendin devam edeceğini öngörüyoruz. Haziran, Eylül ve Aralık bilançolarının bu trendi daha da artıracağı düşüncesi içindeyiz.”
Bu noktada akıllara, sektördeki bazı şirketlerin pazar payını arttırmak ve küçükleri yok etmek amacıyla rekabeti sürdürerek bazı şirketlerin pazardan çekilmesiyle, gelecekteki pazar payını artırmak için rekabete devam etmeleri olasılığının geldiğini kaydeden Talaşman, “Bunun son derece geçersiz bir senaryo olduğunu düşünüyorum. Bir kere Türk sigorta sektöründe son yıllarda ciddi yapısal değişimler var. Her şeyden önce sektörün büyük bölümü yabancı sermayenin elinde. Son yıllardaki bu hızlı değişimin ve rekabetin temel sebeplerinden birisi de burada yatıyor. Türk pazarına giren yabancıların önemli bir bölümü, pazara uyumla ilgili ciddi sorunlar yaşadılar. Bunların bazılarının başarısız olacağı öngörülse bile Türk pazarı hiçbir zaman 3–5 şirketin var olacağı bir pazar olamaz” dedi. Bazı şirketler başarısız olsa bile, kriz sonrasında bunların yerini almaya aday birçok şirketin geleceğinin konuşulduğunu vurgulayan Talaşman, “Üretim rakamlarına bakıldığında toplam pazarın yaklaşık yüzde 55’lik bölümünü kara araçları, kara araçları sorumluluk ve sağlık gibi sorunlu alanların oluşturduğu görülüyor. Bu alanda hepimizin bildiği gibi teknik neticeler, en iyi alanlarda bile kötüleşiyor. Oto dışı branşlarda da rekabet artık ciddi bir noktada. Bugün yalnızca deprem fiyatlarına poliçeler yazıldığını tüm sektör biliyor. Yangın fiyatları küçük ve orta ölçekli işlerde dahi sıfırlanıyor. Yani gelecek hiç kimse için kolay değil. Tabii ki bu noktada geçmiş dönemi çok iyi değerlendirerek iyi pozisyon yakalayan başarılı şirketlerimiz var. Onları eleştirmek haddimize değil. Başarılarını kabul ediyor ve saygı duyuyoruz. Ancak Türkiye pazarındaki marjların herkes için azaldığını ve pazarın yapısal olarak daha da değişeceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
‘GRUBUMUZ TÜRKİYE’YE ÖNEM VERİYOR’ HDI Sigorta’nın, Türkiye sigorta pazarına 30 Haziran 2006 yılında satın alma yoluyla girdiğini ve HDI GERLING INTERNATIONAL bünyesinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu ifade eden Talaşman, HDI GERLING INTERNATIONAL şirketinin de TALANX AG bünyesinde yer alan bir şirket olduğunu söyledi. “Bağlı bulunduğumuz TALANX grubu 2008 yılında finansal krize rağmen kârlılık açısından bir önceki döneme ve piyasaya göre daha başarılı bir performans sergiledi. Grubumuzun 2008 yılı prim üretimi 19 milyar Euro, grup içerisinde yer alan HDI GERLING şirketi de 2008 yılında çok başarılı bir performans sergileyerek mal ve sorumluluk sigortaları alanında Almanya’nın 2. büyük sigorta şirketi oldu” diyen Talaşman, grubun prim üretiminin yüzde 52,4’ ünü Almanya’dan yüzde 47,6’sını ise uluslararası piyasalardan gerçekleştirdiğini ekledi. HDI GERLING’in Türkiye’nin de dahil olduğu 27 ülkede faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Talaşman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Grubumuzun 5 yıllık stratejisinde uluslararası pazarlarda organik olarak yüzde 9,6, satın almalar yoluyla da yüzde 16,4 oranında büyüme öngörülüyor. Yani 5 yıllık bir süreçte yüzde 25,4 oranında bir büyüme hedefi var. Bu süreç içinde Türkiye pazarı grubun en çok önem verdiği pazarlardan birisi olarak görülüyor. Global piyasalarda ve Türk pazarında yaşanan gelişmelerde, grup tarafından yakından izleniyor ve bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Türkiye pazarı bu açıdan ilgi çekici bir pazar. Bir taraftan kârlılık problemleri olan, diğer taraftan son yıllardaki yüksek büyüme hızıyla tüm dünyada dikkatleri üzerine çeken bir pazar.”
2009-07-27 00:23:33
SigortaciGazetesi.com (1392)
 |
|